Serseri Siir Siirleri Siiri
Serseri Gönül
Bir gecede yıkıldım oyun bitti serseri gönül
Kor ateşte yakıldım sevdam gitti serseri gönül
Sen sevmeyi bilmedin artık yetti serseri gönül
Faydasız ne yapsanda giden gitti serseri gönül
Serseri
Tutunmaz hiçbir dala
Kanaat olmaz birtek güle
Bağlanmaz kimseye yüreğiyle
Serseri ruhludur serseri
Zamanı tutmaz asla birbirini
Gönülden sevmez hiçbirini
Yalanlarıyla avutur her birini
Serseri ruhludur serseri
Derin düşünmez hiçbir zaman
Hayatı olmuş anlamsız ve yalan
Hep başkalarıdır çiçeği solan
Serseri ruhludur serseri
Görülmez gamsızlığın böylesi
Böylemi olur insanın dünya hevesi
Hiçmi rastlamaz yaşamın çilesi
Serseri ruhluhludur serseri
Hiçmi mahrum kalmadı gülmekten
Ayrılık görmedimi hiç felekten
Usanmadımı hep başkalarını üzmekten
Serseri ruhludur serseri
İki Serseri
İki serseri var:
Birinci serseri
köprü altında yatar, `
sularda yıldızları sayar geceleri.
İki serseri var:
İkinci serseri
atlas yakalı sarhoş sofralarında
Bağdatlı bir dilencinin çaldığı sazdır.
Fransız emperyalizminin
idare meclisinde ayvazdır..
Ben:
ne köprü altında yatan,
ne de atlas yakalı sarhoş sofralarında
saz calip Arabistan fıstığı satan-
-lakin
ÅŸairiyim;
topraktan, ateÅŸten ve demirden
hayatı yaratan-
-lakin
ÅŸairiyim ben.
Serseri gönlüm(şarkı sözü)
Fazla naz aşık usandırırmış
Bilmem gönlüm nasıl dayanmış
Belliki deli gibi yanmış
Serseri serseri gönlüm
Boşyere yolunu bekleme artık
Herşeyi şansa kadere bıraktık
Baksana geçen günlere yazık
Serseri serseri gönlüm
Bilirim ne kadar unutsanda
Gecelerin günlerin hepsi onunla
Gel artık hiç boşa yanma
Serseri serseri gönlüm
Boşyere yolunu bekleme artık
Herşeyi şansa kadere bıraktık
Baksana geçen günlere yazık
Serseri serseri gönlüm
